6 Ocak 2010 Çarşamba

selpak pudra kokulu (tabiki melik)

inanır mısın şu başlığı yazabilmek için bilgisayarı kucağımdan indirip tee tuvalete kadar gittim.

demem o ki; biz burcuyla bi tuvalet kağıdı aldık. bence sen de gelip görmelisin.
iki de bir de tuvalete gidiyoruz ona kavuşabilmek için.
bazen de birimiz gittiğinde dolaptan yeni, kullanılmamış bi rulo getiriyo.
oturup beraber onu seviyoruz, kokluyoruz, mıncıklıyoruz, sonra götürüp tekrar kaldırıyoruz.
herkeşlere de tavsiye ediyoruz.
kullanın, mutlu olun.
bitti.

5 Ocak 2010 Salı

önce tatil gelsin, sonra da bahar hıhı evet (melike)

bence ben bu dönemin hakkını beyaaa verdim yahu. tamam notlarım süper gelmicek ama da en azından çook şey öğrendim hayatımın bu döneminde, her şeye dair.
ben önce tatil gelsin istiyorum, bi oturup kitap okumalı, bi film izlemeli. ankaraya gitmeli. kediciğini sevmeli. sevdiceklerini görmeli. dost uğurlamalı. dost ağırlamalı. fotomoto çekmeli. lost da cabası :)
ikinci dönem de gelsin istiyorum sonra. yeni şeyler öğrenmeli. aa, haa, hee, doğru doğru, yek yaa, supranationalist, istergovernmentalist, eheheh, yıhyıhyıh, heteronormativity, foucault, cornell demeli insan.
bi de uyumalı tabi birsürü :)
yigeceleeer!

4 Ocak 2010 Pazartesi

bahar gelsin(gülden)

bu dönem iyi çalıştım bence ben...tamam süper notlarım harika bir gpa m hiç bir zaman olmayacak ama bence bu dönemin hakkını verdim:)bence sende öyle...bahar gelsin artık yoruldum çünkü...

27 Kasım 2009 Cuma

gülümseme karıştırılmış hüzün(gülden)

yapabileceklerimizi görmek istemiyoruz dimi çoğu zaman
konuşunca da konuşuyoruz hani adam gibi
özlemişim sizde çay içip sohbet etmeyi
her anı yaşıyorken farkedemeyerek üzülmeyi
sonra yaşadıklarımızı görüp gülümsemeyi
bugün ironi sözcüğüne taktığım için 
ne kadar ironik hayatlar lan bizimkisi diyerek bitirmeli....

26 Kasım 2009 Perşembe

evet ne var:) (melik gelmiiiş)

sen az önce gittin ya
oturdum bilgisayarın başına
demlikte kalan son damlaları
doldurdum bardağıma
çay niyetine içmelik diye

umutlarımız vardı ya az önce
yaşamalık diye
dostlarımız vardı az önce
mutluluk versinler diye
fotoğraflarımız var bizim
her birinde ayrı bir hatıra
çekilmişler baktığımız her an gülelim diye
şarkılarımız da var tabi
her dinlediğimizde yaşayalım diye
mutluluk neyse işte
kendisi burada tam da işte şu anda:)

çok şanslıyız biz aslında
konuşacak bir şeylerimiz var her anımızda
insanlarımız var dünyamızda
en iyilerinden hem de

sen gittin ya az önce
sustum oturdum ama başladım yazmaya:)
iyi ki varsın, iyi ki varsınız, iyi ki varlar :)

29 Ekim 2009 Perşembe

upps you said sth(gülden)

g: melik çösü....çok sıkıldım lan ben
bu okul tabe bitmez saat 1den beri ders çalışmaya başlamak için bi işaret bekliom valla gökten kutup yıldızı düşse anca çalışcam
nolcak benim halim
m:anca blog yap sen alllaal alallala:)

senin yazamayacağın başlık: ffffffffffff :) (melik)

m: ehehe ben geldim:)
g: aa nerden geldin sen? nası yazıyosun öyle kendi hesabından?
m: ikide birde kendi hesabımı kapatıp senin hesabından girip bu bloga bişeyler yazmak çok zor oluyodu.
g: ee?
m: e ben de senin hesabından girip kendimi davet ettirdim yazabilmek için :)
m: ehe :)
g: hımm teknoloji çok ilerlemiş. bilememişim ben onu yıhıyıhyıh
m: eh kızmazsın artık burayı ihmal ediyorum diye
g: yaaaaa ben sana kızmadım zaten kiii
m: bırah şimdi kendi bloglarına dalmışsın sen de. hımm bakiyim neymiş onlar: güldenin objektifi, güldenin sewing bıtbıtı, güldenin esaslı blogu (başka var mı bilemedim şimdi:))
g: o değil de ders çalışamıyorum ben bi de domuz gribi kaptım senden
m: ya o değil ben iyileştim sen de iyileşirsin de de ded eed eede ben de çalışmadım daha napıcaz?
g: e kahve yapalım bari
m: çay da yapalım mı yanına?
g: yapalım yapalım. ben yaparım şimdi
m: otur bi yerine sen, ben yaparım!